İçeriğe geç
16 Ağustos 2026, Pazar Çanakkale 45°C

Piyasalarda Gözler TCMB’nin Faiz Kararında: Beklenti Yüzde 37’de Sabit Kalması

Yurt içi piyasalarda haftanın en önemli gündem maddesini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz kararı oluşturuyor. Piyasa katılımcılarının genel beklentisi, TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakması yönünde. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası…

Piyasalarda Gözler TCMB’nin Faiz Kararında: Beklenti Yüzde 37’de Sabit Kalması - haber görseli

Yurt içi piyasalarda haftanın en önemli gündem maddesini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz kararı oluşturuyor. Piyasa katılımcılarının genel beklentisi, TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakması yönünde.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, temmuz ayı faiz kararını bugün açıklayacak. Yatırımcılar ve ekonomi çevreleri, politika faizinin yanı sıra karar metninde enflasyon, enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve gelecek dönemde uygulanacak para politikasına ilişkin verilecek mesajlara odaklandı.

TCMB’nin resmi toplantı takvimine göre 2026 yılının beşinci Para Politikası Kurulu toplantısı 23 Temmuz’da gerçekleştiriliyor. Kurulun bir sonraki toplantısı ise 10 Eylül 2026 tarihinde yapılacak.

Piyasanın faiz beklentisi ne yönde?

Ekonomi çevrelerinde ağırlık kazanan beklenti, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının değiştirilmeden yüzde 37 seviyesinde tutulması yönünde.

Bloomberg HT tarafından gerçekleştirilen ve 22 kurumun katıldığı ankette, katılımcıların tamamına yakını temmuz toplantısında faiz değişikliği beklemediğini bildirdi. Böylece politika faizinin art arda dördüncü toplantıda da aynı seviyede tutulabileceği öngörüldü.

Piyasa katılımcılarının 2026 yıl sonuna ilişkin politika faizi tahminlerinin ortalaması ise yüzde 35 seviyesinde oluştu. Ankette yıl sonu için en yüksek tahmin yüzde 37, en düşük tahmin yüzde 30 olarak kaydedildi.

TCMB son toplantıda faizi sabit bırakmıştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdiği son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tutmuştu.

Kurul aynı toplantıda gecelik borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakmıştı.

TCMB, haziran ayındaki karar metninde enerji fiyatlarındaki oynaklığa ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerine dikkat çekmişti. Para politikası kararlarının enflasyon gerçekleşmeleri, enflasyonun ana eğilimi ve beklentiler dikkate alınarak toplantı bazında belirleneceğini açıklamıştı.

Enerji fiyatları enflasyon açısından yakından izleniyor

Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimlerin petrol ve doğal gaz fiyatlarında oluşturduğu dalgalanma, TCMB’nin faiz kararında öne çıkan başlıklardan biri olarak görülüyor.

Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlı olması nedeniyle petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan yükselişler; üretim, ulaştırma ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle enerji maliyetlerinin seyri, enflasyonla mücadele süreci bakımından önem taşıyor.

TCMB de bir önceki kararında jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki maliyet, beklenti ve ekonomik faaliyet kanalları aracılığıyla oluşturabileceği etkilerin yakından takip edildiğini belirtmişti.

Faiz indirimi beklentisi ileri tarihe ötelendi

Piyasa anketlerinde ilk faiz indiriminin ne zaman yapılabileceğine ilişkin beklentilerin önceki döneme göre ileri tarihe taşındığı görülüyor.

Ankete katılan kurumların büyük bölümü ilk faiz indiriminin ekim ayında gerçekleştirilebileceğini tahmin ederken, en erken beklenti eylül ayına işaret etti. Haftalık repo ihaleleriyle fonlamaya yeniden geçilmesine yönelik ortalama beklenti de eylül ayında yoğunlaştı.

Piyasalarda faiz oranının sabit tutulmasının yanında, TCMB’nin bankacılık sistemine sağladığı fonlamanın hangi araçlarla sürdürüleceği de yakından takip edilecek.

Yabancı kuruluşlar TCMB’den değişiklik beklemiyor

Uluslararası finans kuruluşlarının son değerlendirmeleri de TCMB’nin temmuz toplantısında faiz oranını değiştirmeyeceği beklentisini destekliyor.

Morgan Stanley, Türkiye’de enflasyondaki gerilemenin öngörülenden daha yavaş ilerleyebileceğini belirterek ilk faiz indiriminin yılın son çeyreğinde yapılabileceğini tahmin etti. Kurumun 2026 yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.

S&P Global Market Intelligence da temmuz toplantısında bir hafta vadeli repo faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılmasını bekliyor. Kuruluş, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve enflasyon beklentilerinin yeni bir faiz indirimi sürecinin başlamasını geciktirebileceğini değerlendiriyor.

Karar metnindeki mesajlar önemli olacak

Piyasalar açısından yalnızca politika faizinin seviyesi değil, Para Politikası Kurulunun yayımlayacağı karar metni de önem taşıyor.

Karar metninde özellikle şu başlıklara ilişkin verilecek mesajlar takip edilecek:

  • Enflasyonun ana eğilimi,
  • İç talepteki gelişmeler,
  • Enerji ve emtia fiyatları,
  • Türk lirasındaki hareketlilik,
  • Likidite yönetimi,
  • İlk faiz indiriminin zamanlaması,
  • Jeopolitik gelişmelerin ekonomik etkileri.

TCMB’nin sıkı para politikasını ne kadar süreyle sürdüreceğine ilişkin ifadeler, döviz, altın, borsa ve tahvil piyasalarındaki fiyatlamalar üzerinde etkili olabilir.

Etiketler
Haberi Hazırlayan

admin

Yazarın yayımlanan diğer haber ve içeriklerine ulaşabilirsiniz.

Tüm Yazıları Gör
Whatsapp İhbar Hattı